Nis
16
2009
2

İnsülin bağımlılığında kök hücre umudu

İnsülin bağımlılığında kök hücre umudu

ABD’li araÅŸtırmacıların kemik iliÄŸinden alarak ÅŸeker hastalarına naklettikleri kök hücrenin, insülin bağımlılığını yok ettiÄŸi ortaya çıktı.

 

KEMİK iliÄŸinden alınan kök hücre, ÅŸeker hastaları için de umut oldu. ABD’nin Chicago Üniversitesi’nden Prof. Richard Burt ve ekibi, üç yılı kapsayan araÅŸtırmalarıyla bir ilke imza attı. Burt ve ekibinin tedavi ettiÄŸi hastalar (Devamı icin tıklayın)

Nis
13
2009
2

Şeker hastalığı

İki tip şeker hastalığı olduğu ve ikinci tip şeker hastalığına insanların hiçbir belirti göstermeden bu hastalığa yakalanabilecekleri ifade edildi.
Şeker hastalığında büyük ihmal
Metabolik Sendrom Sempozyumu’nun 6′ıncısı Antalya’nın Belek beldesinde bir otelde gerçekleÅŸtirildi. Sempozyumun sonuç bildirgesi Metabolik Sendrom DerneÄŸi BaÅŸkanı Prof. Dr. Aytekin OÄŸuz liderliÄŸindeki komite tarafından açıklandı. Bildiride bel çevresi kalınlığı, trigliserid yüksekliÄŸi kötü huylu kolestrol düzeyi yüksekliÄŸi ve kan ÅŸekeri yüksekliÄŸi gibi belirtileri bulunan metabolik sendromun diyabet ve kalp krizinin davetçisi olduÄŸu ifade edildi. Türkiye’de yaklaşık 10 yıl önceki verilerilere göre diyabet görülme sıklığının 20 yaÅŸ üstü bireylerde yüzde 7.2, gizli ÅŸekerin yüzde 6.09 oranında olduÄŸunu belirten Aytekin OÄŸuz, diyabet oranının 2030′da yüzde 50 oranda artacağını ve diyabet hastalarının yüzde 65′inin hastalığını, baÅŸka bir hastalığı araÅŸtırma sırasında öğrendiÄŸini açıkladı. Türkiye’deki ÅŸeker hastalarının yüzde 90′ının önlenebilir olan tip2 diyabet hastası olduÄŸunu belirten Prof. Dr. Aytekin OÄŸuz, diyabet ve hipertansiyonun Türkiye’deki en sık rastlanan ÅŸikayet grubunu oluÅŸturduÄŸunu ifade etti. OÄŸuz, eskiden Türkiye’de böbrek yetersizliÄŸinin en önemli sebebinin nefritler olarak gösterildiÄŸini hatırlatarak ÅŸimdi ise kronik böbrek yetersizliÄŸinin en büyük sebebi olarak diyabet ve hipertansiyonun gösterildiÄŸine iÅŸaret etti.

“Åžeker hastalığı belirtileriyle gelmeyen kiÅŸilerde gözükür” diyen Metebolik Sendrom DerneÄŸi (METSEND) BaÅŸkanı Prof. Dr. Aytekin OÄŸuz, “Artan diyabet tip1 diyabet deÄŸil. Åžu an diyabet hastalarıyla ilgili konuÅŸtuklarımızın yüzde 90′ı tip2 diyabet olan kiÅŸilerdir. Ve bu kiÅŸiler diyabet hastası olduklarından habersiz.” dedi. Ayrıca hiçbir (Devamı icin tıklayın)

Oca
21
2009
3
Oca
18
2009
2

Fazla şeker tüketimine dikkat!

Fazla miktarda şeker tüketmenin, bağışıklık sistemini bozduğu bildirildi.
Uzmanlar, çocukluk çağından itibaren aşırı şeker tüketiminden kaçınılması gerektiği yönünde uyardı. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Klinik Şefi Prof. Dr. Necat Yılmaz, yaklaşık 100 gramlık rafine şeker tüketiminin olumsuz etkilerinin ilk yarım saat içinde başladığını söyledi.

Prof. Dr. Yılmaz, olumsuz etkinin 5 saat boyunca devam ettiğini, genelde şeker yemekten 2 saat sonra akyuvarların yabancı maddeleri (virüs,bakteri) hücre içine alıp parçalama yeteneğini yüzde 50 oranında azaltığını belirtti.

Akyuvarların enfeksiyonlara karşı kullanılan savunma mekanizmasının temeli olduÄŸundan doÄŸal olarak bağışıklık sisteminin baskılandığını ve hastalıklara yakalanma oranının arttığına dikkati çeken Prof. Dr. Yılmaz, ”BaÅŸka bir deyiÅŸle ne kadar çok ÅŸeker tüketirseniz, bağışıklık sistemi de o denli olumsuz etkilenir” dedi.

Yapılan bilimsel araştırmaların yüksek şeker tüketiminin hücreleri C vitaminini kullanamaz hale getirdiğini ortaya çıkardığını ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, özellikle bir enfeksiyon sırasında bağışıklık sistemine yardımcı olmak için şekerden uzak durmanın çok önemli olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: (Devamı icin tıklayın)

Oca
11
2009
2
Oca
09
2009
2

Karbonhidratlar bağımlılık yapıyor

İşlenmiÅŸ karbonhidratlar sigara ya da uyuÅŸturucu gibi bağımlılık yapabilir…
Uzmanlar, çikolatanın bağımlılık yapabileceğini söyledi. İşlenmiş şeker ve un içeren yiyecekler, kan şekerini aniden yükselterek, beyindeki sigara ve uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili bölgeleri uyarıyor.

Yeni Zelanda’daki Auckland Bölgesel Kamu SaÄŸlığı Servisi tarafından yapılan araÅŸtırmada, iÅŸlenmiÅŸ ÅŸeker ve un içeren yiyeceklerin, kan ÅŸekerini aniden yükselterek, beyindeki sigara ve uyuÅŸturucu bağımlılığıyla ilgili bölgeleri uyardığı bulundu. Doktorlar, bu yüzden, ÅŸekerleme, çikolata gibi yiyeceklerin de bağımlılık yapabileceÄŸini bildirdi.

DR. Simon Thornley, uyuÅŸturucu bağımlılarının, kullandıkları maddeden yoksun kalınca kendilerini depresif hissettiklerini ve uyuÅŸturucunun dozunu gittikçe artırdıklarını belirterek, “İşlenmiÅŸ karbonhidratlarda da durum aynı” dedi.

Bulguların kesinleşmesi halinde, sigara tiryakilerini bu alışkanlıklarından vazgeçirmek için kullanılan nikotin bandı gibi ürünlerin geliştirilebileceği ve bu sayede obeziteyle de savaşılabileceği belirtildi.

Ara
16
2008
2

Çay tiryakileri dikkat!

Uzmanlar, özellikle kadınların ve öğrencilerin sabah kahvaltısında demli çay içmemeleri gerektiğini söyledi.
Bolu İl Sağlık Müdürü Dursun Koç, özellikle öğrencilerin v e kadınların sabah kahvaltılarında demli çay içmemelerini tavsiye ederek, demli çayın iş verimini düşürdüğünü söyledi.

Dr. Dursun Koç, demli çayın, vücutta demir emilimine neden olarak kansızlığa yol açtığını belirtti.

Koç, “İlköğretim öğrencileriyle özellikle çalışan kadınların sabah kahvaltısında demli çay içmeleri, onların ders ve iÅŸ baÅŸarıları açısından zararlıdır. Öğrencilerin henüz geliÅŸimlerini tamamlayamamış olmaları, kadınların da aylık adet dönemleri nedeniyle kan kayıpları, demli çay içimiyle kansızlığa neden olur. Halsizlik, yorgunluk, iÅŸtahsızlık, dikkat dağılımına yol açan kansızlıkta, öğrencilerde derslerde baÅŸarısızlığa, çalışan kadınlarda da iÅŸ veriminin azalmasına neden olur” dedi.

Sabah kahvaltılarında çay yerine taze sıkılmış meyve suyu içilmesinde yarar olduğunu söyleyen Koç, şöyle konuştu:

“İyi bir kahvaltı yapmadan okula giden öğrenciler teneffüslerde koÅŸup oynadıkları için kan ÅŸekerleri düşebiliyor. Çocukların okula giderken yanlarında ÅŸeker veya çikolata götürmeleri, onların derslerindeki baÅŸarısızlığına engel olur. Çalışan kadınlar da iÅŸyerlerinde demli çay yerine yeÅŸil çay, ada çayı, ıhlamur gibi bitkisel çaylar içmelidirler.”

Bu site altyapısını WordPress yazılımından almaktadır. | Canpare.net | Tüm içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir :)
Canpare.net 'de yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) canpare.net yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.