Tem
05
2010
2

Cep telefonuna sır perdesi

Bu sayede cep telefonlarındaki mesaj ve numaralar ya da bilgisayar ekranındaki yazışmalar başkaları tarafından okunamıyor.

AVM Sağlık Hizmetleri yöneticisi Dr. Mehmet Yağmur, ilginç buluşun, endoskopi cihazının görüntüleme ayarlarıyla uğraşan firma teknisyeni tarafından tesadüfen yapıldığını anlattı.
cep telefonu
Yürüttükleri çalışma sonrası, filtrenin uygulandığı ekrandaki görüntülerin çıplak gözle görülemediğini, sadece özel renkli bir gözlük takıldığında görülebildiğini fark ettiklerini kaydeden Yağmur, şu bilgileri verdi:

”Bu filtre sistemini daha sonra cep telefonu, bilgisayar ve televizyon ekranına da uyguladık ve başarılı olduk. Filtrenin takılı olduğu cep telefonunun ekranı tamamen boş gözüküyor ve hiç bir bilgi yer almıyor. Örneğin mesajlar, yapılan ve gelen aramalar hiç bir şekilde başkaları tarafından okunamıyor. Aynı şekilde bilgisayar ekranına takıldığında, buradan yapılan yazışmalar, görüntüler dışarıdan belli olmuyor. Bunları ancak özel gözlüğü takanlar görebiliyor.”

Söz konusu gözlüğün, güneş gözlüğü gibi renkli camlara sahip olduğunu kaydeden Yağmur, ”Ancak mutlaka bu gözlüğün ayrı bir şekilde kullanılması gerekmiyor. Kişinin kendi kullandığı güneş ya da numaralı gözlüğe de görüşe imkan sağlayan donanım yüklenebiliyor” diye konuştu.

KORSAN FİLMLE MÜCADELE

Filtrenin, sinema salonlarında film korsanlığına karşı da kullanılabileceğini belirten Yağmur, ”Sinema perdesine bu cihaz takıldığında, artık video çekimiyle görüntüleme endişesine gerek olmayacak. Böyle bir çekim yapıldığında boş bir sinema perdesinden başka bir şey görülmez” ifadesini kullandı.

Yağmur, sistemin maliyetinin son derece düşük olduğunu, bunun kullanım oranına bağlı olarak daha da düşebileceğini sözlerine ekledi.

Tem
05
2010
2

YouTube için verilen son karar

Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, Youtube adlı internet sitesine erişimi yasaklayan karara yapılan itirazı reddetti. Kararın gerekçesinde “Söz konusu sitenin kanuna aykırılığa devam ettiği bahisle itirazlar yerinde görülmemiştir” denildi.youtube

Youtube’a Atatürk’e hakaret içeren videolar yayımlandığı gerekçesiyle Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 5 Mayıs 2008’de erişim engellendi. Ancak aradan geçen sürelerde yeni IP adresleri sayesinde söz konusu siteye erişim mümkün olabildi. Bunun üzerine Ankara Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nda görevli Savcı Kürşat Kayral, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (TİB) başvurarak, Youtube’a erişimi sağlayan yeni IP adresleri olup olmadığını sordu. TİB de söz konusu siteye erişimi sağlayan 44 yeni IP adresinin tespit edildiğini bildirdi.

Bunun üzerine savcılık Youtube’a erişimi sağlayan 44 yeni IP adresine erişimin engellenmesi istemiyle ek karar çıkarılması için Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme, bu talebi yerinde görerek, Youtube’a girmeyi sağlayan 44 yeni IP adresine erişimin engellenmesi yönünde karar verdi. Mahkemenin bu kararına İnternet Teknolojileri Derneği (İNTED) itiraz etti.

60 bin video var

İtiraz dilekçesinde erişim yasağıyla bütün vatandaşların cezalandırıldığı savunularak (Devamı icin tıklayın)

Yazar sanalprens | Teknoloji | Etiketler:
Haz
28
2010
2

Anketten çıkan çarpıcı sonuç

Antalya’nın Pınarlı bölgesindeki ilköğretim okullarında yapılan anket çalışmasında, öğrenci ve öğretmenlere, cep telefonu kullanımı, telefonun zararının bilinip bilinmediği ve alınması gereken tedbirlere ilişkin soruların yöneltildi.

Anket sonuçlarına göre, 13 ve 14 yaşlarındaki ilköğretim 7 ve 8′inci sınıf öğrencilerinin hepsi kendisine cep telefonu alınmasını istiyor, yüzde 34′ü ise kullanıyor.

Cep telefonu olan çocukların yüzde 50’sinin ailesinde bir veya iki, yüzde 40′ının ailesinde ise 3 veya 4 cep telefonu bulunuyor.

Çocukların yüzde 70′i cep telefonlarının zararlarını biliyor. Çocukların yüzde 34′ü cep telefonu ile günde 11 dakikadan fazla konuşuyor. Yüzde 85′i telefonlarını pantolon ceplerinde taşırken, yüzde 68′i gece telefonu kapatmıyor, yastık altında açık olarak saklıyor.

-ÖĞRETMENLER ZARARLI DİYOR AMA…-

Yüzde 90′ı cep telefonu kullanan öğretmenlere, ‘Çocukların cep telefonu ile konuşmasında sakınca var mı?’ diye sorulduğunda ise, yüzde 95′i ‘evet’ yanıtını verdi.

Öğretmenlere ‘Çocuğunuzda cep telefonu var mı?’ diye sorulduğunda da, yüzde 25′i çocuğunda cep telefonu bulunduğunu bildirdi.

Öğretmenlerin yüzde 61′i ‘Öğrencilere cep telefonu hakkında eğitim veriyor musunuz?’ sorusuna ‘evet’ yanıtını verirken, bu eğitimi veren öğretmenlerin büyük bölümü kadın öğretmenlerden oluştu.

-PROF. DR. DEDEOĞLU’NUN DEĞERLENDİRMESİ-

İnsanların cep telefonları konusunda fazla bilgi sahibi olmadıklarına işaret eden Dedeoğlu, bu nedenle karaciğer, akciğer, kalp, her türlü kanser hastalıklarını cep telefonları ve baz istasyonlarına bağlayanlar olduğunu söyledi.

Dedeoğlu, şirketlerin, kimseden izin alınmadan, bilgi vermeden baz istasyonlarını insanların yoğun yaşadığı yerlere kurduğunu belirterek, şunları söyledi:

”Baz istasyonları cep telefonlarına göre daha az elektromanyetik dalga yayarlar ama sürekli yayar. Çocuklar, yaşlılar, hastalar ve hamileler cep telefonundan daha fazla etkileniyor. Bu nedenle bu riskli grup, cep telefonlarından mümkün olduğunca uzak durmalıdır. Cep telefonları ile ne kadar az konuşursak o kadar az etkileniriz. Cep telefonları ile kulaklıkla konuşulmalı, gece kapatılmalı, belde taşınmamalı, telefon ilk açıldığında kulaktan uzak tutulmalıdır.”

Yazar sanalprens | Teknoloji | Etiketler:
Haz
28
2010
2

Teknoloji’de 2020 vizyonu

Aydın, bir etkinliğe katılmak için geldiği Adana’da AA muhabirine yaptığı açıklamada, son 10 yılda öncelikle bilgisayarların daha geniş kitleler tarafından erişilebilir hale gelerek, yaygınlaştığını söyledi.

Bu süreçte, internetin hızla yaygınlaşması ve daha fazla insan tarafından kullanılması ile sosyal ağların keşfedildiğini belirten Aydın, ”Türkiye bu alanda o kadar öne çıktı ki dünyada facebook kullanımında ilk 3′e girmeyi başardı”diye konuştu.

Aydın, internet gazeteciliğinin basılı gazetelerin önüne geçmeye başladığını ifade ederek, şunları kaydetti:

”Artık insanlar haberleri anlık olarak internetten takip ediyor. Bunun yanında insanların blogları, twitter hesapları olmaya başladı. İnsanlar fikirlerini, duygularını internet üzerinde anlık olarak paylaşmaya başladılar. Günümüzde her saniyede 2 blog yazılıyor, 2 milyon elektronik posta atılıyor. Televizyonlar inceldi ve daha da renklendi. Hatta 3. boyutu evlerimize getirdi.

Eğitimde teknoloji destekli, öğrenci merkezli eğitim modelleri uygulanmaya başladı. Artık klasik yöntemlerle ders işlemek tarih olurken, 3 boyutlu animasyonlar ile ezberden uzak ders işleme metotları hayatımıza girmiş durumda.

3G (3. Nesil) teknolojisinin sunulması, netbookların pazara girmesi, akıllı telefonların yaygınlaşması ile beraber kullanım modelleri daha zenginleşmeye başladı.”

-”2020′DE, İNTERNETE BAĞLI 20 MİLYAR CİHAZ OLACAK”-

Son 10 yılda yaşanan bu hızlı gelişmelerle birlikte 2020 yolculuğunda teknolojinin (Devamı icin tıklayın)

Yazar sanalprens | Teknoloji | Etiketler:
Haz
28
2010
2

Windows 7′den yeni rekor

Windows Vista ile umduğunu bulamayan Microsoft, Windows 7 ile beklentilerinin ötesinde başarılı oluyor.

En son raporlara göre 150 milyon adet Windows 7 satıldı bile. İki ay kadar önce 100 milyon satış rakamını açan Windows 7 gerçekten de durmak bilmiyor.

Satışa çıktığı günden beri dünya çapında saniyede 3 kopya satan bu işletim sistemi atasından çok daha başarılı. Windows Vista’nın 100 milyon satış rakamına ulaşması tam bir yılını almıştı.

Windows Vista’nın kaderini paylaşmak bir yana, Windows XP döneminde bile görülmeyen bir başarı elde eden Winodws 7, hesaplara göre önümüzdeki 2 yıl içerisinde en yaygın işletim sistemi haline gelecek

Haz
26
2010
2

Sabit disklerimiz nekadar güvenli

Bilgisayarlardan, cep telefonlarından, PDA’lerden ve diğer benzeri dijital depolama alanı kullanan cihazlardan silindiği sanılan bilgiler, bilinenin aksine hemen silinmiyor ve duruma göre yıllarca kalabiliyor, istenilen zaman yeniden elde edilebiliyor.

Dijital depolama alanlarına yüklenen her bir bilgi için bilgisayar bir adres ya da veri yolu yaratıyor. Örneğin yazı.doc isminde bir dosya yarattıktan sonra, bu veri sabit diskinizin üstünde bir adrese kaydediliyor ve dosyayı açmak istediğinizde o adresten veri tekrar okunuyor. Siz dosyayı “Geri Dönüşüm Kutusu/Çöp”e atıldıktan sonra bile adres bilgisini saklanıyor,ancakçöp kutusu boşaltıldığında bu adres bilgisini bilgisayar tarafından yok ediliyor. Ancak herşey burda bitmiyor. Siz silinen verinin adresi üzerine yeni bir veri yazmadığınız sürece dosya dijital depolama alanında kalmaya devam ediyor.

Teknolojinin hızla gelişmesine paralel olarak dijital depolama alanlarının da büyüklüğü hızla artıyor. Günümüzde bir çok bilgisayar en az 200 GB (200.000 MB) ve üzeri kapasiteli harddiskler yüklü olarak satılıyor. Ancak normal bir kullanıcı, oyun, yazılım ve film gibi materyallerle bu kapasitenin ortalama yüzde 50’sini değerlendirebiliyor. Bu bilgisayara tek bir A4 büyüklüğünde ve ortalama 25 KB’lik Microsoft “Word” ya da OpenOffice “Writer” sayfasından ya da 100 (Devamı icin tıklayın)

Haz
26
2010
2

Virüsü buldurana 250 bin dolar!

Son günlerin tehlikeli virüsünü ihbar edene 250 bin dolar

ödül verilecek.

Yazılım devi Microsoft, Atatürk Havalimanı ve Fransız Ordusu’nu da etkileyen Conficker, Downadup, Sasser ve Kido adlarıyla bilinen virüsün kaynağını bildiren veya geliştiricisinin yakalanmasını sağlayana 250 bin dolar ödül vereceğini açıkladı.

20 teknoloji firması ve organizasyonu son günlerde hızla yayılan virüsün engellenebilmesi ve kaynağının çözümlenebilmesi amacıyla güçlerini birleştirdiklerini açıkladı.

Microsoft, yazılım güvenliği firması Symantec ve veri güvenliği firması VeriSign, solucanın kontrolü altına aldığı alan adlarının İnternet üzerinde sirkülasyonunu engellemek amacıyla ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers – İnternet Tahsisli Sayılar ve İsimler Kurumu) ile birlik oluşturduklarını açıkladı. Microsoft, bu hareketten bağımsız olarak, virüsün yayılmasına neden olan kişiyi ya da virüsün kontrol edildiği noktayı açıklayan kişilere 250 bin dolar para ödülü vereceğini belirtiyor.

Microsoft’un Ekim ayında yayınladığı MS08-067 yamasını yüklemeyen sistemlere bulaşan solucan, enfekte ettiği bilgisayarda her gün listesi güncellenen 250 farklı alan adından bir liste yaratıyor ve bu alan adlarına bağlanarak zararlı yazılım yüklemeye başlıyor. Yüklenen zararlı yazılım bilgisayarı ele geçiriyor ve kullanıcının şifrelerini kullanarak ağ içindeki farklı bilgisayarlara yayılmaya başlıyor. Kurulan birlik, her gün güncellenen bu 250 alan adından oluşan listeye erişimin İnternet genelinde engellenebileceği ve virüsün yayılma hızını azaltabilecek bir formül üzerinde çalışacak.

Finlandiyalı “F-Secure” ve ABD’li “Symantec” güvenlik firmaları, son birkaç haftadır günlük olarak yenilenen bu alan adlarını satın alıp, virüsün yayılmasını engellemeye ve işleyiş algoritmasını çözerek temizlenmesi için yöntemler geliştirmeye çalışıyor.

Şimdiye kadar virüsün temizlenebilmesi için gerçek ölçüde başarıya ulaşabilmiş bir yöntem bulunamadı. Symantec tarafından geçtiğimiz günlerde 453 bin farklı IP adresinde faaliyetinin izlendiği virüsün Kasım ayından beri 1.74 milyon farklı noktadan yayıldığı belirtiliyor. Virüsün günde ortalama 2.2 milyon bilgisayara yerleştiği biliniyor.

Birincil olarak ağ üzerinden yerel bilgisayarların şifresini kırarak ağdaki diğer bilgisayarlarda oturum açıp kendini kopyalayan virüs, USB, Firewire gibi harici bağlantı noktalarını kullanan depolama birimleriyle de yayılıyor.
(NTVMSNBC)

Yazar sanalprens | Teknoloji | Etiketler: , ,

Bu site altyapısını WordPress yazılımından almaktadır. | Canpare.net | Tüm içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir :)
Canpare.net 'de yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) canpare.net yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.